VS Live! Las Vegas 2026: İzlenmesi Gereken 20 Oturum
Geçen hafta bir müşteri toplantısından çıkınca arabaya bindim, sonra da YouTube’u açtım; hani öylesine, biraz ses olsun diye (evet, doğru duydunuz). Karşıma VS Live! Las Vegas oturumlarından biri çıktı, Mads Kristensen’in Visual Studio 2027 yol haritası sunumuydu,. 45 dakika boyunca arabadan inemedim, ciddiyim.
İşte bu yüzden yazıyorum bunu. Mart 2026’da Las Vegas’ta yapılan VS Live! etkinliğinden şu an 20 oturum Visual Studio YouTube kanalında dürüyor; günde iki tane ekliyorlar, yanı liste yavaş yavaş büyüyor (ve açık konuşayım, fiziksel olarak gitmeyenler için baya iyi bir alternatif). Bilet, uçak, otel derken iş uzuyor, çoğumuzun da buna ayıracak öyle sınırsız bütçesi yok.
İşin garibi, Ama bir sorun var: 20 oturumun hepsini izlemek pek gerçekçi değil. Zaman daralıyor, iş başa düşüyor. Ben de burada kendi açımdan, hangi oturumların gerçekten vakit ayırmaya değdiğini, neden öyle düşündüğümü ve bunun Türkiye’deki geliştiriciler için neye denk geldiğini anlatacağım.
Keynote’lar: Visual Studio 2027 ve AI Yol Haritası
Şunu söyleyeyim, Bakın, konferans keynote’ları çoğu zaman aynı yere çıkıyor. Biraz ışık, biraz heyecan, biraz da “gelecek geliyor” cümlesi. Ama bu sefer öyle olmadı.
Mads Kristensen’in “The Road to Visual Studio 2027” sunumu beni açıkçası şaşırttı. Adam direkt performans metriklerinden giriyor, IDE’nın açılış süresini, solution yükleme hızını, IntelliSense gecikmesini tek tek sayıyor (ve bunu yaparken havada konuşmuyor), 2022’den 2027’ye giderken nelerin değiştiğini de epey net anlatıyor (bizzat test ettim). En dikkat çekici tarafı şu: Copilot entegrasyonunu sadece “otomatik tamamlama” seviyesinde bırakmamışlar, bütün IDE deneyimini sanki yan koltukta oturan bir pair programmer varmış gibi yeniden kurmuşlar.
Evet.
Ha bir de Jerry Nixon ve Drew Skwiers-Koballa’nın “Knowledge is the Key: The Path for AI Applications” keynote’u vardı. Fena değildi ama nasıl desem, biraz üstten bakıyordu; RAG’den, vektör veritabanlarından, bilgi grafiklerinden söz ediyorlar ama işin içine çok fazla dalmıyorlar (ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım). Yanı teknik detay arayan biriyseniz biraz “tamam da sonra?” diyorsunuz. Yine de AI uygulamalarında büyük resmî görmek isteyenler için idare eder bir oturumdu.
Peki neden?
Şunu fark ettim: Çünkü keynote tarafında bazen beklenti başka oluyor. Ben mesela somut örnek görünce daha çok ısınıyorum; yoksa sadece vizyon dinleyince kafada bir sis kalabiliyor. Neyse, çok dağıtmadan söyleyeyim: Visual Studio 2027 tarafındaki yaklaşım daha elle tutulur dürüyor, AI uygulamaları keynote’u işe fikir veriyor ama biraz havada kalıyor.
AI ve Copilot Oturumları: Hype mı, Gerçek mi?
Şimdi asıl meseleye gelelim. Herkes AI diyor, Copilot diyor; peki bu oturumlar gerçekten bir şey öğretiyor mu, yoksa yine aynı “AI harika, kullanın” döngüsü mü? Açık konuşayım, ben ikisini de çok gördüm. Bazısı laf kalabalığı, bazısı işe baya iş görüyor.
Brian A. Randell — “AI’s Not Magic”
Bunu yaşayan biri olarak söyleyeyim, Bu oturum benim favorim öldü. İsminden zaten ipucu geliyor: “AI sihir (söylemesi ayıp) değil.” Adam prompt engineering’in sınırlarını anlatıyor, Copilot’un ne zaman tökezlediğini söylüyor, hangi senaryolarda hâlâ manuel kodun daha doğru kaldığını da saklamıyor. Geçen yıl Logosoft’ta bir bankacılık projesinde Copilot’u entegre etmeye çalışmıştık; basit CRUD işlerinde fena değildi ama iş kuralları karışınca ürettiği kodun yüzde 60’ını siliyorduk (evet, baya ciddi oran). Randell tam da böyle yerleri kurcalıyor.
Jerry Nixon — “Building an AI Agent to Work with Your Own Data”
Bu oturum daha teknik tarafa kayıyor. Kendi verinizle çalışan bir AI agent’ı adım adım kuruyor, Azure AI Services’i gösteriyor, Semantic Kernel’i anlatıyor, kendi vector store’unuzu nasıl ayağa kaldıracağınızı da araya sıkıştırıyor. 2024’ün sonlarında ben de benzer bir şey denemiştim — bir müşterinin iç dokümantasyonunu RAG ile sorgulanabilir hâle getirmeye çalışıyorduk. Embedding maliyetleri ilk anda bizi hafif afallattı. Sonra Azure OpenAI’ın reserved capacity modeliyle işi daha makul bir noktaya çektik; yanı mesele sadece demo yapmak değil, faturayı da düşünmek gerekiyor. Nixon’ın oturumu tam bu pratik tarafı yakalıyor.
Bir dakika, şunu da ekleyeyim: Eğer daha önce Claude Opus 4.7 Copilot’a Geldi: İlk Izlenimler yazımı okuduysanız, AI araçlarının IDE’ye entegrasyonunun ne kadar hızlı değiştiğini görmüşsünüzdür (bu konuda ikircikliyim). Nixon’ın anlattığı şey de bunun başka bir ayağı aslında; kendi verinle çalışma kısmı. Kısacası, neyse, çok dağıtmadan konuyu toparlayayım: bu oturumlar sadece “bakın AI var” demiyor, biraz elini kirletmek isteyenlere de alan açıyor.
Modern.NET ve C# Oturumları: Sahadan Notlar
Bu konferansta.NET tarafını görünce açık konuşayım, sevindim. Artık sadece “şu özellik geldi” diye geçmiyorlar; asıl mesele, bunu sahada nasıl kullanırsın, oraya abanıyorlar.
Jason Bock’un “What’s New in C#” oturumu yine vardı, ben de her sene bakıyorum (ki bu çoğu kişinin gözünden kaçıyor). Adam işi süslü göstermeden anlatıyor, bu iyi; extension everything, primary constructors tarafındaki değişiklikler, collection expressions falan (ki bu çoğu kişinin gözünden kaçıyor). Hepsini kod üstünden yürütüyor. Şey, C# son 3-4 sürümde öyle hızlı değişti ki takip etmek bazen yoruyor (özellikle ekipte yeni başlayanlar varsa). Ben junior arkadaşlara “C# 12’yi bir öğrenin” dediğimde, onlar daha C# 10’da debeleniyor olabiliyor. İşte bu sunum o boşluğu baya kapatıyor.
Jon Galloway’in “Building Intelligent.NET Applications: From AI to Implementation” ve “Modernizing.NET Applications Faster with Visual Studio” oturumları da fena değildi. Bilhassa ikinci oturumda eski.NET Framework uygulamalarını modern.NET’e taşıma kısmı var ya, biz bunu Türkiye’de sık görüyoruz; hani hâlâ.NET Framework 4.8 üstünde dönen kurumsal sistemler az değil (bizzat test ettim). Bir telekom müşterisinde 2023’te başladığımız modernizasyon işi mesela hâlâ sürüyor — 15 yıllık bir monolith’i parça parça söküyoruz, taşıyoruz, tekrar ayağa kaldırıyoruz; kolay değil ama başka çare de pek yok. Galloway’in anlattığı upgrade assistant araçları işe yarıyor mu? Kısmen evet. Ama sihirli değnek bekleyen varsa, kötü haber: yine de ciddi miktarda manuel iş çıkıyor.
Eğer.NET güncellemelerini takip ediyorsanız, .NET 11 Preview 3: Gelen Yenilikler ve Sahadan Notlar yazım da ilginizi çekebilir.
Cloud-Native ve DevOps: GitHub Actions Öne Çıkıyor
Marcel de Vries’in “GitHub Actions in Action” oturumunu gerçekten izlemenizi öneririm. Neden mi? Çünkü adam sadece “şu YAML’ı yazın” deyip geçmiyor, gerçek hayatta pipeline’ları nasıl toparlayacağınızı anlatıyor; matrix builds, reusable workflows, self-hosted runner’lar derken konu bir anda açılıyor, sonra da insan “haa, burada iş varmış” diyor (ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım)
Geçen ay bir finans kuruluşunda DevOps dönüşümü yaptığımız projede tam bu başlıklarla uğraşıyorduk. Müşteri Azure DevOps’tan GitHub Actions’a geçmek istiyordu. “Neden?” diye sordum. Cevap kısa geldi: “Copilot entegrasyonu daha iyi olacak.” Hmm, bir düşündüm; evet, aslında mantıklı. GitHub ekosistemindeki Copilot desteği Azure DevOps’a göre daha derin gidiyor,. Işin aslı şu ki geçiş öyle hop diye olmuyor (özellikle mevcut pipeline’lar karmaşıksa). De Vries’in oturumu da bu geçişte işe yarayan birkaç pratik ipucu veriyor.
Durun, bir saniye.
Philip Japikse’nın “Building RESTful Services with ASP.NET Core” oturumu işe daha giriş seviyesinde kalıyor,. Referans olarak fena değil. Hele bir de Minimal API’leri OpenAPI 3.1 ile birlikte nasıl kullanacağınızı göstermesi hoşuma gitti; küçük bir ekipseniz direkt o yoldan gitmek çoğu zaman yeterli oluyor,. Enterprise tarafta controller-based yaklaşım hâlâ daha kontrollü ilerliyor gibi geliyor bana. Evet, biraz eski usül dürüyor. Ama bazen de tam lazım olan şey o oluyor.
Visual Studio Verimlilik Oturumları: Gizli Hazineler
Şöyle ki, Mads Kristensen’in bir de “The Forgotten Features of Visual Studio You NEED In Your Life” diye bir oturumu var. Bak şimdi, bu oturuma girince insan biraz “tamam, yine klasik birkaç ipucu dinlerim” diye düşünüyor;. Iş öyle çıkmıyor,. 20 yıllık BT tecrübemle bile bilmediğim 3-4 özellik yakaladım, hatta CodeLens’in inline diff gösterme kısmını görünce kısa bir durup kaldım.
İşin garibi şu: bazen en faydalı şeyler gözünün önünde dürüyor ama sen başka yere bakıyorsun. Mesela burada anlatılanlardan biri tam da öyleydi, yanı küçük gibi duran. Günlük akışı baya rahatlatan detaylar vardı; hani “bunu neden daha önce fark etmemişim?” dedirten cinsten. Evet, baya şaşırdım.
Brian Randell’ın “VS Code and Visual Studio, Better Together” oturumu da boş geçmiyor. İkisini birlikte kullanmanın iş — ki bu tartışılır — akışını nasıl toparladığını somut örneklerle anlatıyor,. Düz bir anlatım değil; arada yön değiştiriyor, sonra tekrar yerine oturtuyor. Ben kişisel olarak VS Code’u hızlı düzenlemeler ve terminal işleri için, Visual Studio’yu işe full-blown debugging ve profiling için kullanıyorum; Randell’ın gösterdiği bazı senkronizasyon hileleri işe açık konuşayım, benim için yeniydi.
Evet, doğru duydunuz.
Yanı, Neyse, neyse, çok dağıtmayayım. Asıl mesele şu: iki aracı ayrı ayrı sevmek kolay, birlikte düzgün çalıştırmak biraz uğraştırıyor; ama doğru ayarları görünce işin rengi değişiyor. Şimdi, sız ne dersiniz?
Jason Bock’un “Fast Focus: Caching Options in.NET” oturumu sadece 30 dakika ama içindeki bilgi yoğunluğu az buz değil. HybridCache, IDistributedCache, Output Caching — hepsinin ne zaman kullanılacağını tek bir tabloda toparlıyor; yanı konuya yeni giren biri için de, yıllardır cache kurcalayan biri için de baya işe yarıyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar net anlatım nadir görülür.
Türkiye’deki Geliştiriciler İçin Ne Anlam İfade Ediyor?
Durun bir dakika, şunu da ekleyeyim; önemli çünkü. Bu oturumları izlerken bir şey netleşti: Amerikalı geliştiricinin derdiyle bizimki her zaman aynı değil. Onlar “hangi AI modelini seçelim” diye kafa yorarken, Türkiye’deki birçok şirket hâlâ “Azure’a mı geçelim, on-premise mi kalalım” diye tartışıyor. Bunu yok sayınca tablo biraz yamuk kalıyor.
Tuhaf ama, Kurumsal müşterilerimde de benzerini görüyorum. Türkiye’de AI araçlarının benimsenmesi, hani, biraz farklı ilerliyor; maliyet hassasiyeti çok yüksek, dolar bazlı fiyatlandırma TL’ye dönünce Copilot Business lisansı bile bazı KOBİ’ler için göz korkutuyor. Aylık kullanıcı başına 19 dolar… 5 kişilik bir ekipte bu yaklaşık 3.200 TL ediyor (şu anki kurla). Küçük bir startup bunu belki yutar ama 50 kişilik yazılım ekibi olan orta ölçekli bir firmada aylık 32.000 TL’yi yönetime anlatmak hiç kolay değil, açık konuşayım (inanın bana) Bu konuyla ilgili Foundry Fine-Tuning Nisan Güncellemesi: RFT Art… yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim.
Benim yaklaşımım şu: Bütçe sıkışıksa önce ekipteki 2-3 lead developer’a Copilot verin. Bir ay kullansınlar, sonra verimlilik metriklerine bakın (PR sayısı, review süresi, bug oranı gibi). Sonuçlar idare ederse yayarsınız. Biz bunu bir e-ticaret şirketinde denedik — üç ayda %25 daha hızlı feature delivery gördük, şaşırdım açıkçası. Peki bunu neden söylüyorum? Rakam yönetime gidince bütçe tartışması da bir anda söndü.
Bunu biraz açayım.
Oturum Bazlı Hızlı Karşılaştırma
| Oturum | Konuşmacı | Seviye | Kime Hitap Ediyor | Benim Puanım |
|---|---|---|---|---|
| Road to VS 2027 | Mads Kristensen | Genel | Herkes | ⭐⭐⭐⭐⭐ |
| AI’s Not Magic | Brian Randell | Orta | AI kullanmaya başlayanlar | ⭐⭐⭐⭐⭐ |
| AI Agent with Own Data | Jerry Nixon | İleri | Backend geliştiriciler | ⭐⭐⭐⭐ |
| What’s New in C# | Jason Bock | Orta | .NET geliştiricileri | ⭐⭐⭐⭐ |
Peki bu tablo ne söylüyor?
Araya gireyim: Açık konuşayım, burada işin özeti şu: bazı oturumlar herkes için rahatça izleniyor, bazıları işe biraz daha teknik tarafa kayıyor, yanı oturup kahveyle dinleyeyim dedikleriniz var, bir de not alarak takip etmeniz gerekenler var. Road to VS 2027 ve AI’s Not Magic tarafı bana daha geniş kitleye hitap eden, hızlıca fayda veren oturumlar gibi geldi; buna karşılık AI Agent with Own Data gibi başlıklar biraz daha backend kafası istiyor, boşuna zorlamaya da gerek yok. Azure MCP Araçları Visual Studio 2022’de Yerleş… yazımızda bu konuya da değinmiştik.
Neyse, çok dağıtmayayım. Jason Bock’un hem What’s New in C#, hem de Caching Options in.NET oturumlarında orta seviyede ama gerçekten iş gören detaylar var; hani “tamam bunu yarın projede denerim” dedirten türden şeyler. Neyse, marcel de Vries’in GitHub Actions anlatımı da bence fena değil, hatta DevOps tarafında çalışan biriyseniz baya iş görür (özellikle CI/CD akışını toparlamak isteyenler için), ama herkes için aynı ölçüde çekici olmayabilir.
Sız ne dersiniz? Benim listemde en üstte duran iki oturum gayet netti ama emin değilim, belki sız başka birini öne koyarsınız. Philip Japikse’nın RESTful Services ASP.NET oturumu işe başlangıç-orta seviyede kalıyor; API dünyasına yeni girenler için iyi bir giriş noktası olabilir, fakat daha deneyimli biriyseniz biraz tanıdık gelebilir (eh, fena değil). Kısacası tabloyu şöyle okuyorum: genel kitleye oynayanlar ayrı, derine inenler ayrı. Bu konuyla ilgili GitHub Rule Insights Dashboard: Kural Yönetimi … yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim. Daha fazla bilgi için .NET MAUI 11 Harita Pin Kümeleme: Sahadan Rehber yazımıza bakabilirsiniz.
Evet, doğru duydunuz.
Tam da öyle.
Bir şey dikkatimi çekti: Kısaca benim sıralamam:
- Zorunlu izlenir: Road to VS 2027, AI’s Not Magic, GitHub Actions in Action.
- Baya iyi ama duruma bağlı: AI Agent with Own Data, What’s New in C#, Caching Options in.NET.
- Daha giriş seviyesi: RESTful Services ASP.NET, Forgotten Features of VS.







Yorum gönder